Pınar Su,Sağlıklı Su,Suyun Önemi,Sağlık için su,menopoz da su,suMenopoz dönemi özelikleri ve su ihtiyacıSu tüketmek hem bağırsakların sağlıklı çalışabilmesi hem de metabolizmanın hızlanabilmesi için ilk adımdır.

Menopoz dönemi özelikleri ve su ihtiyacı

Menopoz, 48-55 yaşları arasındaki kadınların sadece doğurganlık yeteneğinin kaybolduğu önemli bir yaş dönemidir. Bazı kadınlarda çeşitli sağlık nedenlerinden dolayı daha erken yaşlarda da oluşabilir. Kadınların yaşamının üçte birini bu dönemde geçirdiği söylenebilir. Menopoza girmiş kadınlarda kalp ve damar hastalıkları, osteoporoz, şişmanlık, şeker hastalığı, hipertansiyon gibi hastalıkların gelişme riski artıyor. Bu hastalıkların gelişmesinde sadece östrojen hormonunun azalması değil menopoz öncesi kadının beslenme durumu, beden kütle indeksi, vücut yağ oranı, fiziksel aktivite düzeyi, sigara kullanımı da etken oluyor.

Menopoz döneminde kadınların sağlığını tehdit eden 5 hastalık

Kadınlar kalp ve damar hastalıklarından erkeklerden daha fazla etkileniyor. Bu hastalıklar kadınlarda daha ağır seyrediyor ve özellikle menopoza girildikten sonra kadınların bir numaralı ölüm nedeni oluyor. Doğal östrojenin koruyuculuğu kalktığında östrojenin damarlar üzerinde de gevşetici, olumlu bir etkisi de kalkıyor. Damar duvarı sertleşmeye hazır, kan ise pıhtılaşmaya elverişli hale geliyor. Total kolesterol yükseliyor, iyi huylu kolesterol düşüyor. Sigara içiliyorsa bu süreç hızlanıyor. Damar sertliği ve kalp krizi riski % 60 artıyor. Bu dönemde ve sonrasında kadınlar dikkat edilmediği takdirde hızla kilo alıyor. Çünkü östrojen düzeyindeki azalma besin alımını etkiliyor ve bazal metabolizma hızı yavaşlıyor. Toplam enerji harcaması ve buna bağlı olarak da kalori gereksinmesi azalarak vücuttaki yağ kitlesi artıyor ve kas kitlesi azalıyor. Şişmanlıkla birlikte hareketsiz yaşam tip II diyabet (şeker hastalığı) oluşumunu tetikliyor. Şişmanlık, kalp-damar hastalıkları, diyabet ve hipertansiyonla birleşince tedavisi zor ve pahalı “metabolik sendrom” olarak adlandırılan bir hastalıklar yumağı ile karşı karşıya geliniyor. Menopozda östrojen düzeyindeki azalma ile birlikte bireysel birçok faktörün etkisiyle kemik kaybı artıyor. Bu dönemde yeterince kalsiyum alınmadığında osteoporoz riski oluşuyor.

Menopoz dönemi hastalık değildir. Bu dönemi yaşamın başka bir dönemi olarak algılayarak hazırlanmak ve suyla ilişkiyi kavramak gerekiyor.

1. Yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak için hayatın pınarı olan suyu ihmal etmeyin. Su tüketmek hem bağırsakların sağlıklı çalışabilmesi hem de metabolizmanın hızlanabilmesi için ilk adımdır. Gün içinde susamadan ortalama 8 su bardağı su tüketmek metabolizma hızınızı destekleyecektir.

2. İdeal vücut ağırlığınızı koruyun. Şişmansanız zayıflayın, zayıfsanız ideal kilonuza ulaşın.

3. Öğün sayısını arttırarak düşen metabolizma hızınızı hareketlendirin.

4. Her öğünde 4 temel besin grubundaki besinleri (süt ve süt ürünleri, et ve et yerine geçen seçenekler, taze sebze ve meyveler ekmek ve tahıl grubu besinler) gereksiniminize uygun miktarlarda tüketin ve besin çeşitliliğine önem verin. ;

5. Menopoz öncesinde kalsiyum gereksinimi 1000 mg/günken, menopoz sonrasında 1500 mg/güne çıkar. Kalsiyumun ana kaynağı olan süt-yoğurt grubundan en az 2 porsiyon tüketin. 1 porsiyon süt grubu = 1 su bardağı az yağlı yoğurt veya süt veya 2 bardak ayran veya 2 dilim az yağlı peynirdir.

6. Sütün yanı sıra diğer zengin kalsiyum kaynakları olan yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, fındık, ceviz ve kuru kayısı gibi kuru meyveleri sıklıkla tüketin.

7. Aşırı proteinli beslenme programı, idrarla kalsiyumun atımını arttırarak osteoporoz riskini oluşturur. Temel protein kaynağı olan et ve et grubu yiyeceklerden ortalama 3-4 porsiyon tüketin.

8. Kalp damar hastalıkları riskini azaltmak için özellikle zeytinyağı tüketin. Osteoporoz ve kalp damar hastalıklarındaki koruyucu etkisi bilinen omega-3 yağ asitlerinden zengin seçeneklere yer verin. Haftada 2 kez balık yemeğe çalışın.

9. Vitamin, mineral ve antioksidanlardan zengin ceviz gibi sert kabuklu yemişler, tam tahıllar, elma, mandalina, lahana, brokoli, maydanoz, domates, biber gibi her renkten seçilmiş sebze ve meyveleri tüketerek posa alımını arttırın.

10. Glisemik indeksi yüksek besinlerden, rafine gıdalardan, nişasta bazlı şeker kullanılmış şekerli ve hazır gıdalardan uzak durun.

11. Aşırı tuz tüketimi idrardan kalsiyum kaybını artırır. Bu nedenle hem osteoporoz hem de hipertansiyon riski oluşturmamanız için tuz ve tuzlu besinleri aşırı tüketmeyin.

12. Alkolden, sigaradan uzak durun. Kafein içeren çay, kahve ve kola tüketimi sınırlayın.

Menopozla yaşam zor değildir. Kabullenmek ve bir diyetisyenden yardım almak sizi bu dönemde daha sağlıklı kılmanıza yardımcı olacaktır.

Beslenme Uzmanı Aysen Arıcan'ın Diğer Makaleleri :

Beslenme Uzmanı Aysen Arıcan ile Suya Dair